Futbol takımımız güç bir dönemden geçiyor. Bu güçlüğü de abartmamak gerekir. Her takım böyle dönemler yaşar.
Real Madrid ile Beşiktaş maçları öncesi de takımımıza gerekli desteği vermeliyiz.
Bu yıl inşallah, grubumuzda ne denli başarılı takımlar olsa da Şampiyonlar Ligi'nde başarıya ulaşacak,yıl sonunda da 4. yıldızımızı takacağız.
Fatih Hoca'mızın milli takımda olmasını desteklemeyebilirsiniz,görüş ayrılığı doğaldır.Yine de bu konuya Fatih Terim'in gözünden de bakmasını bilmeli,ne hocamızdan ne de takımımızdan desteği eksik etmemeliyiz.
Unutmayalım ki;futbol sahada oynansa bile taraftarın katkısı tartışılmaz.
Destek,demişken Emre Çolak'ın kendisini geliştirmesi gerektiğini ben dedüşünsem de,sonuçta takımımızın formasını giyen,hele ki altyapıdan gelmiş birine bu tepki gösterilmemeliydi. Bir de Baros alkışlanınca...
Olmadı.
Bir de bazı taraftarla bu olay yüzünden Baros'a kötü sözler söylüyor.Suç onunmuş gibi.
Ne olursa olsun Baros,taraftarın unutamadığı bir futbolcudur. Herkes seninle aynı görüşü paylaşamaz. Sen belki artık Baros'u sevmiyorsun;ancak adam hala seviliyor. Ben de hala Galatasaray'daki en başarılı döneminde olduğu gibi seviyorum onu. En sevdiğim sporculardan üstelik.
Baros'un alkışlanması güzel,Emre'ye yapılan yakışıksız bu kadar.
Neyse...
Herhangi bir başarısızlık durumunda bile kötü günlerde de onların yanında olacağımızı hissettirmeliyiz.
Galatasaray çünkü bu. Kötü günde bile baş tacı olmalı. Çünkü kral olan biziz.
Takımıza güveniyoruz. İnşallah takımımız bu hafta müthiş bir geri dönüş yaşayacak,bizi yeniden sevindirecek.
Biz Galatasaray'ız,biz pes etmeyiz,etmemeliyiz. Üstelik pes etmek için çok erken. Söz konusu Galatasaray'sa en küçük bir olasılık durumunda bile pes etmek için erken. Geçen yıl gördük bunu.
Ne olursa olsun;
Galatasaray söz konusuysa başarıdan önce başarıyı hak eden bir taraftar olmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder