31 Ocak 2013 Perşembe

AYKUT ERÇETİN

Aykut Erçetin takımımıza geri dönmüş. 1 numara zaten boştu.
Aykut'u zaten severim. Ama bir de bizden gittiğinde söylediği sözlerle daha da sevdim ben onu. Ama maçlarda daha çok kendine güvenmeli bence.
Melo 4 maç ceza almış. Açıkçası ne kadar hak etmediğini düşünsem de 4 maç ceza bekliyordum. Hiç şaşırmadım!... Vay be tükürdü diyelim,peki Meireles yalnızca tükürdü de mi cezalar eşit?
Eğer hakeme inanmıyorsan futbolcuya da inanma. Ya da futbolcuya inanıyorsan hakeme de inanacaktın.Neye göre ona inanmadın da, Melo olunca inanıyorsun? Neye göre belli aslında...
Drogba 12 numaralı formayı giycekmiş. Bu bile sevindirdi beni. :)

30 Ocak 2013 Çarşamba

15 NUMARA

Drogba geldi. Takımımıza bir yıldız daha katıldı. Drogba 15 numarayı giyecekmiş, deniyor. Baros daha takımda. Forma numarası da mı alınacak bu adamın elinden?
Madem bu adam gitmek istemiyor,madem parasını alacak. Bari kadroya sok. Fatih Terim'e saygım da sevgim de büyük. Ama Baros ile Ümit Karan'a yaptıkları haksızlık. Kesinlikle. Ümit Karan en iyi dönemlerinde bile milli takıma alınmadı. Adamın içinde yara. Kendisi de söylüyor içinde kalacağını bunun. Fatih Terim ile anlaştığını,kişisel bir sorununun olmadığını,neden oynatmadığını bilmediğini söylüyor.
Baros ki,ilk yılı gibi olmayabilir. Ama o sakatlık... Hem her golcünün formsuz dönemleri olur üstelik.
Bir de o direk. Ah o direk!...
Baros'u kafasına taş atıldığında armayı öpen Baros olarak anacağız.
Pembe kramponlarıyla anacağız.
Unutmayacağız seni sevgili aslan.
Ah, bari antrenmanlara katılsa,ilk 18'e alınsa. Sonradan oyuna girse... Baros bu ya. Gol kralı oldu.
Baros,seni güzel anımsamak istiyorum...

29 Ocak 2013 Salı

AMA ONLAR YAPMAZ

Beşiktaş takımının yaşadığı parasal sıkıntıya gönderme yaparak bazı Galatasaraylı taraftarlar bir pankart açmış... Keşke açmasaymış orası ayrı.
Beşiktaşlılar daha da iğrenç bir pankart açmış...
Gelelim geçmişe...
Geçmiş geçmiyor işte değil mi?
Neymiş,biz de bu durumdaymışız,yok bağış yapılyormuş Galatasaray'a. Evet,bağış yapılıyordu Galatasaray'a,futbolcuların paraları ödenemiyordu,evet,bazı futbolcular takımın durumundan dolayı kendileri geç almak istedi paralarını,evet....
Öyleydi...
Ya sen neydin? Bizim geçmişimizi unutmamışsın ama bizim geçmişimiz kafanda nasıl bir yer kaplıyorsa senin geçmişin silinmiş...
Dilenci Gs pankartını açan kimdi? Sen yapınca sil at,biz yapınca...
Ama yok,onlar yapmaz... Onlar kavga çıkarmaz,onlar en iyidir,onlar en iyi taraftardır... Onlar yapınca yaratıcıdır,biz yapınca saygısızlık...
''Geçmişi unutma Galatasaray... Sen de bu durumdaydın.'' Sen de unutma geçmişi. Eden bulur hesabı değil mi? -Pankartı desteklemiyorum,yine söyleyeyim,ancak durup dururken yapılmışbir şey gibi göstermesinler, kendi yaptıklarını unutan  hafızası çok güçlü taraftarlar-.
Yapmamışsınız,evet....

Gelelim Melo'ya. Önce Melo'yu konuşacağım, sonra da bir yerlere taş atacağım. Kafa göz yarmak istiyorum sayın seyirciler.
Öncelikle Melo tükürdüyse alsın cezasını... Onu geçtim ben. Onda değilim. Ki ben tükürdüğünü düşünmüyorum.
Ama Meireles... Bu adam eğer tükürmediyse neden yayıncı kuruluş görüntüleri kırptı? Ha neden? Semih Kaya'ya bakınca bu daha iyi anlaşılıyor? Yoksa kesmeseydin. Amacın ne?
Neden Lig Tv'den sürekli Galatasaraylılar yakınıyor? Neden Galatasaraylılar, diğer Galalatasaraylılara Lig Tv aboneliklerini kesmelerini söylüyor? Bu olay Meireles'ten çok önce vardı. Yani,Lig Tv Meireles'in görüntülerini kesip yayınladı,hadi Lig Tv'yi boykot edelim,gibi bir durum yok ortada.
Bu basın az değil... Bazıları da Galatasaray düşmanı. Bir de yansız gibi görünme çabaları yok mu...
Bu düşmanları Galatasaraylılar bilir. Az da değil sayısı.

25 Ocak 2013 Cuma

SALDIR CİM-BOM BOM

Nereden geliyor bu Cim-Bom? Galatasaray'ımıza ''Aslan'' deriz ''Cim-Bom'' deriz...
Aslan lakabının Arslan Nihat-Nihat Bekdik-'dan geldiği biliniyor.
Ancak,Cim-Bom için birkaç şey söyleniyor...Nelermiş bunlar?
Galatasaray'da bir boksör varmış,adı Jim'miş. Taraftarlar onu aşka getirmek için o vurdukça ''Bom.'' dermiş.
Diğeri ise Sabit Cinol bunu getirmiş. Galatasaray'a uyarlamış.
Bir diğeri ise,şeker satan çocukların ''Şeker severim.'' anlamına gelen sözüymüş.
Bu konular açılınca Galatasaray'a laf atmalar yine başlıyor. Efendim Lay Lay Lay ne demek? E öyleyse onu da söyleme. Bunlar ritmik olarak söylenir,kulağa güzel gelmesi istenir. Yalan mı?
Hayır size ne bizim lakabımızdan,marşımızdan. Bu kadar basit. Neden Galatasaray için böyle oturup bunları düşünüyorsunuz? Galatasaray'ı Galatasaraylılar düşünsün...
Yok armamız çalıntıymış. Ya bi kere anlamını biliyor musun? Gayin-Sin o. Değişerek günümüze gelmiş. Hem o okulun eski armasına bakın,bir de bizim eski armamıza bakın. hangisi daha çok benziyor?
Yani benzerlik olunca hemen Galatasaray çalmıştır değil mi? Çalıntıyla ilgili bir konu var ama açmayacağım. Malum millet kendi takımından çok bizimle ilgileniyor. Kendilerine bakmadan anca bize laf atıyor.  İlgilerini çekmez yani...

24 Ocak 2013 Perşembe

ÜÇTE ÜÇ

Galatasaray'ımız dün oynadığı su topu,basketbol(bayan),voleybol(erkek) maçlarının üçünü de kazandı.
Voleybolda kazanmamız çok güzel oldu özellikle.
Tüm aslanlarımız kutlarım... İnşallah daha büyük başarılara...

23 Ocak 2013 Çarşamba

SANA REKORLAR YAKIŞIR ASLANIM

Batuhan Altıntaş Yıldızlar Kapalı Salon Türkiye Şampiyonası'nda, 400 metre yarışında aldığı dereceyle Türkiye rekorunu kırmış.
200 metre yarışlarında da bu rekoru geliştirmiş.
Sporcumuzu kutlarız...

GALATASARAY'IM

Sen hiç Galatasaraylı olduğun için Allah'a şükrettin mi?
Üzüntüden ağlarken bile  ''İyi ki Galatasaraylıyım.'' dedin mi?
İşte Galatasaraylılık böyle bir şey...
Başarımızla övünsek bile,
Başarıya değil bu aşk,armaya,renklere,asalete...

22 Ocak 2013 Salı

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ

Ana bina tümüyle yanmış. Can kaybı yok. Nedeni belirlenemeyen yangın,rüzgarın etkisiyle büyümüş.
Çalışmalar en kısa sürede başlayacakmış.
Ünal Başkan,üniversitenin eskisinden daha iyi duruma getirileceğini söyledi.
Tarihimiz yanıyor,yalnızca bina değil...
İnşallah en kısa sürede sorun çözülür.

GALATASARAY'IM

Galatasaray'ımız bugün Eurocup maçında Ratiopharm Ulm'u 82-66 yendi. Üçlüklerimizle başlayan maçta,18 sayı ile Jamont Gordon en çok sayı atan basketbolcumuz oldu.
Özellikle David Hawkins olayından sonra bu çok iyi oldu çok!...
David eğer böyle bir şey yapmışsa Galatasaray olarak gereğini yaparız. Ancak,daha olaylar kesinleşene dek oyuncumuza destek olalım.
Sonra Galatasaray Üniversitesinde büyük bir yangın çıktı. Sırf Galatasaray diye buna sevinenler var. Yazık!... Galatasaraylılar ''Galatasaray Üniversitesi'nde yalnız Galatasaraylılar okusun.'' dese saçma olur değil mi? İşte sizin de sırf Galatasaray diye bu işe sevinmeniz saçma. Çünkü orası bir eğitim-öğretim yuvası...
Merak etmeyin, sizin dostluğunuza ihtiyacımız yok!... Biz tekiz,tekiz ve güçlüyüz.
Galatasaray Türkiyedir.
Yarın Sutopunda  Berlin'de WF Spandau 04 ile maçımız var. Akşam yedide.
Bayan basketbolda da yine aynı saatte Perfumerias Avenida ile maçımız var.
Erkek voleybol takımımız o da aynı saatte,Burhan Felek Spor Salonu'nda En Gas & Oil Lugano ile karşılaşacak...

19 Ocak 2013 Cumartesi

İstanbul Büyükşehir Belediyespor'un Beşiktaş'la beraber kalmasıyla liderliğimiz sürdü.
Bülent Korkmaz teknik direktör diye de Belediyespor'u destekliyordum, hem de liderlik için. Çok iyi bir sonuç. Büyük Kaptan inşallah çok başarılı olur.
Bu arada kızlarımız basketbolda Ceyhan  Belediyesi'ni 62-77 yendi.
En çok sayıyı Lindsay Whalen attı(19 sayı).
Erkek takımımız ise voleybolda ne yazık ki Halkbank'a 3-2 yenildi. 2-0 geriden,2-2 yaptık ancak maçı kaybettik.

18 Ocak 2013 Cuma

GALATASARAY'IM

Olsun be Galatasaray'ım sen bizi öyle sevindirdin bugüne dek,üzmeye de hakkın var. Senin için üzülmek bile güzel.
Ama herkes Galatasaray formasını giydiğini bilmeli. Bu formayı herkes hak etmez.
Biz de taraftar olarak bu formayı giyenlere destek vermeliyiz. Onlar da desteği hak etmeli...
Her şey Galatasaray için...

17 Ocak 2013 Perşembe

ÖZLENİYORSUNUZ




Onların gönlümdeki yeri çok ayrı... Onlar benim için her zaman ayrı yerde olacak. Biliyorum ki birçok Galatasaray taraftarı için de öyle. Baştan söyleyeyim, bu kişiler daha yakın zamandan. Yani Simoviç,Jardel falan onun için yok. Yoksa onların da gönlümüzdeki tahtı yıkılmaz...
Bu listede Baros da olacak sanırım artık... Allah'ım çok üzücü. 
Baros ilk geldiği gibi olmasa da, ilk 18'e giremeyecek derecede de kötü olamaz. O-la-maz. İnanmıyorum.
Jaka Lakovic de olacak burada sanırım artık... Çok seviyorum ben bu adamı ya...
Bu arada; Dee Brown Türk Telekom'da. Song Trabzonspor'a gitmişti bizden sonra. Gerald Fitch-adamım- Kepez Belediye ile  Aliağa Petkim'de de oynadı...
Çikolata Prensesimiz,Seimona Augustus Twitter üzerinden Galatasaraylıların kendisini özlediğini söyleyen bir renktaşımıza,kendisinin de bizi özlediğini söyledi. Türkiye kupası için de kutladı. Takip ediyor demek ki biliyor kız bunu. Bu arada ben bunu Galatasaray Basketbol sayfasından öğrendim. Facebook'ta en yüksek beğeniye sahip olanından. İyi bir sayfa...
Sophia Young ise Twitter üzerinden yine bir renktaşımıza Galatasaray'ı sevdiğini,daha önce Galatasaray'ı özlediğini söyledi. Biz de seni özlüyoruz be Sophia... 
Sonra yine Sophia Young,yine Twitter üzerinden Van depremi ile ilgili bir şey yazdı. İngilizcem iyi değil sevgili aslanlar ama Google Çeviri yardımımıza koştu. Dua gibi bir şey...
Of be!... Çok özledim ben bu aslanları.
Mondi... Sen ver ya. Sana olan sevgim öyle büyük ki. O gözyaşların hep aklımda...
Robert Hite... Sessiz adamım. Ben onun çok sakin biri olduğunu düşünürdüm ama, Galatasaray Dergisinde masörleri hiç de öyle olmadığını söylemiş. Vay be çok şaşırdım. Sessiz durandan korkacaksın,diye boşuna dememişler. 
İliççç.... 22 numaralı aslan. Bu adam çok asildi. Niye gitti? Bilemiyoruz. Ama Galatasaraylılar onu unutamadı.
Kewell; gülüşün var ya senin. Ne tatlı adamsın sen be!... Adam gibi adamsın. 19 numarasın ama benim için... Seni 19 olarak anımsayacağım ben.
Bu aslanların ben hep başarılı olsun istiyorum. Galatasaray'a dönsünler istiyorum. E sporu bırakanlar var... Antrenörlük falan fark etmez... Galatasaray'da olsunlar da...
Unutulmadınız, unutulmayacaksınız sevgili aslanlar...

16 Ocak 2013 Çarşamba

ENGELSİZ ASLANLAR

Engelsiz Aslanlar:76- Beşiktaş-63

İki takımı da kutlarım.
Ferit Gümüş:Kendimizi kazanmak zorunda hissediyoruz...
Ne anlamlı bir söz değil mi?

15 Ocak 2013 Salı

GALATASARAY

Galatasaray'ımızdan ayrıntılar...
Aslında en çok sevdiğim bölüm bu blogta ama,araştırmak gerekiyor. Bilgilerim de sınırlı.
Galatasaray'ın Avrupa Kupalarında ilk golünü Metin Oktay atmıştır. Metin Oktay ayrıca Avrupa Kupaların gol atan ilk Türk futbolcu oldu.
Avrupa Kupalarında 300. golümüzü de Abdul Kader Keita atmıştır.
Fenerbahçe'ye karşı 100. golümüzü Shabani Nonda atmıştır.

ENGELSİZ ASLANLAR

Yarın şampiyonlar şampiyonu engelsiz aslanlarımızın maçı var. Ertelenen Beşiktaş maçı oynanacak.
Böyle şeyler olması gerçekten üzücü. Bizim taraftarımızın Beşiktaşlı sporcuları kucakladığı bir izleti var Youtube'de. Anımsıyorum Beşiktaş-Galatasaray taraftarı yan yana maç izlemişti. İnternette aradım,bulamadım, resim ya da haber. Kötü şey olunca göstermeyi biliyorsan iyi şey olduğunda da göstereceksin sevgili basın. Hep kötü şeyler daha çok öne çıkıyor.
Neyse asıl sorun nasıl bu duruma gelindi? Yakışmıyor,kimseye yakışmıyor.
Yarın amç taraftara açık olacak. İnşallah herkes kendine yakışanı yapar.

ARMAN İÇİN SAVAŞ




Galatasaray'ımızda kimi sporcular sakat sakat oynuyor.Kiminin de maç sırasında başına böyle şeyler geliyor.
Şanssılık mı başka bir şey mi bilemem,ama oyuncularımız sık ve uzun sakatlıklar yaşıyor.
Uğur Uçar,Semih Kaya,Tobias Linderoth,Cassio Lincoln,Alba Torrens,Göksenin Köksal,Henry Domercant-tam iyileşti,derken-,Işıl Alben takımımızdayken uzun süre ya da sık sık sakatlık yaşayan sporcularımızdan bazıları...
Bazıları var ki iğneyle maça çıktı... Muslera,Arda,Hawkins...

Gerald Fitch vardı... Üç kez serçe parmağı çıkmıştı,yine oynamıştı.
İşte takım ruhu...
Böyle sporcularımız olduğu için şanslıyız.
Gerald Fitch deyinde aklıma Dee Brown geldi. Aynı dönemde değillerdi ama. İkisinin de yeri bende ayrı çünkü. Dee Brown Türkiyede şimdi. Türk Telekom ile maç yaptık. 70-76 yendik. Dee Brown 11 sayı attı bize. Dee Brown'un saçlar gitmiş. O saçları onunla bütünleşmişti benim için. O saçları daha iyiydi bence. Adama yakışıyordu. Bu da iyi gerçi.
Bu arada hiç unutmam bir maçta Dee Brown'un kafasına basketbol topu gelmişti. Çok gülmüştüm. Futbol takımımızın hazırlık maçında da bir kez hakemin kafasına top gelmişti.
Nerden nereye geldik? Ne olacak benim bu konudan sapma hastalığım sayın seyirciler?
Neyse, yazımın başında bahsettiğim, böyle sporcularımız kutluyorum.

11 Ocak 2013 Cuma

GALATASARAY TÜRK TAKIMI DEĞİLMİŞ...

İnternette önüne gelen iftira atıyor,kendini kahraman sanıyor. Bu iftiralardan ne yazık ki bazıları da takımımıza oluyor. Çok oluyor! Galatasaray Fransız takımıymış!... Türk değilmiş. Atatürk Mekteb-i Sultani'ye lanet etmiş. Açık konuşacağım. Ben Fenerbahçe'ye de Rum takımı denmesinde hiç hoşlanmıyorum. Ben Fenerbahçe'yi kim kurmuştur inanın onu bile bilmem. Öyle değilken bile rahatsız oluyorum. Takımların ayrıştırıcı bir unsur yapılmasından nefret ediyorum çünkü. Hele hele milliyetçi duygularla hareket ediliyormuş gibi gösterilip, aslında hiç de öyle olmayan,amacı yalnızca karşı takıma laf atmak olan sözlerden nefret ediyorum. Yakışıksız buluyorum.
Diyorsunuz ya Galatasaray bilmem ne diye. Galatasaray Dergisi'nde Melih Şabanoğlu'nun bir yazısı var. Bir kısımlarını buraya yazacağım:
''...Mekteb-i Sultani üzerinden Galatasaray düşmanlığının kaynağını Mustafa Kemal'in 1920'nin ilk günlerinde Ankara'da yaptığı bir konuşmaya dayandırılıyor.Mustafa Kemal, Nutuk'un ''Vesikalar/Belgeler'' bölümünde yer alan bu konuşmasında Mondros Mütarekesi'nden sonraki gelişmeleri özetler,Batı dünyasının Türkleri hakir gören yaklaşımını acımacısca eleştirir. O konuşmanın internet aleminde çok revaç bulan meşhur bölümünü bugünün Türkçesiyle buraya aynen alalım:
''Yineliyorum; bize karşı ileri sürülen düşünceler yalnıştır. Bu konuyu yalnız Batı'ya değil,dahası yurttaşlarımıza da önemli biçimde anımsatmak gereği duyuyorum. Çünkü seyrek olmakla birlikte üzülerek işitiyoruz ki ulusun tarihini okumamış ya da ulusal duygudan yoksun kalmış olması gereken kimi kişiler, yabancıların bize karşı ileri sürdükleri,suçlamaları geri çevirdikten başka yurtlarını,uluslarını suçlu göstermekten çekinmiyorlar. Bugün yine,sultani mektebinin salonlarını bize karşı yabancılar açık bulunduranlar var,bu gibilere lanet...''
 Melih Şabanoğlu'nun yazınsı birazdan sürdüreceğim.
İşte okuduğunu anlamamış olacak,ya da ''İşte bir açık buldum. Galatasaray'a iftira atma fırsatını tepecek değilim ya...'' diyerek bu lafı çevirmişler. Atatürk yazıda Mekteb-i Sultani'yi değil, kişileri lanetliyor. İkisi aynı şey mi? Atatürk'in lafını evire çevire başka anlamlara sokmayı kendinize yakıştırıyor musunuz? Takımlar içinde ''Türklük'' diyerek  ayrılık yapmayı düşünüyorsunuz da ''Türk takımları'' içinde birliği sağlamayı,birlik olmayı neden düşünemiyorsunuz?
Bu takım Uefa kupasına Türk bayrağını  koydurdu. Yine başladı Uefa Muhabbeti... Ama sizin Uefa Kupanız vaaaar.
 Ama siz de bizi 6-0 yendiniz... Hangisi daha büyük başarı?
Konudan sapıyorum ne yazık ki ancak sırası gelmişken... Öncelikle lafım elbette  tüm Fenerbahçelilere değil... Her fırsatta 6-0'ı söylüyorsunuz.Biz 7-0'ı söyleyince ''yalan'' diyorsunuz. Öncelikle bunu yalnıca Galatasaraylılar söylemiyor. Aç  7-0 yaz,hangi kaynaklar yazmış oku.
''Kaç yıl önce olmuş.'' diyorsunuz. Ne fark eder? 6-0 dün mü oldu? Evet,çok daha yakın bir tarih. Ancak; tarih başarıları silmez. İster 1 yıl önce,ister 100 yıl önce bu yaşanmış olsun, olmuş.  Üstelik Galtasaray Beşiktaş'ı 6-0 yenmiş. Kaç kez dedik biz bunu? Her fırsatta diyorsunuz,ya onu geçtim 6alatasaray yazıyorsunuz. Ya ne büyük bir övünç kaynağı bu. Ne kadar önemli bizi yenmek. Ne kadar önemsiyorsunuz bir maçı... Bir maç derken, bir güne değil tüm tarihe bakmak anlamında. Yoksa her maç önemli.
Ha bir de Galatasaray- Fenerbahçe arasında oynanan basketbol maçlarında en farklı sonuç Galatasaray'ındır. Öyle böyle bir fark değil üstelik:Galatasaray 105- Fenerbahçe 39... Ah bu sonuç Fenerbahçe'nin olsaydı. Allah'ım düşünemiyorum...
Neyse Melih Şabanoğlu'nun yazına dönüyorum:
''...11. Mustafa Kemal'in Ankara'da yaptığı konuşmada zikrettiği bir cümle yüzünden Mekeb-i Sultani üzerinden Galatsaray'ı  küçültmeye çalışanların bilmesi gereken bazı şeyler daha var.
Mesela Galatasaray düşmanlığındaki kaynak kişi olarak gösterilmeye çalışılan Mustafa Kemal'in
Cumhuriyet'in kuruluşuyla adı Galatasaray Lisesi'ne Mekteb-i Sultani'i tam üç kez ziyaret ettiği bilgisi(Bu önemli, zira Mustafa Kemal, eğer bir saniye için bile Mekteb-i Sultani'yi ''vatan haini'' yetiştiren bir kurum olduğunu düşünmüş olsaydı, bırakalım bu mektebi 3 kez ziyaret etmeyi,anında kapatırdı bu okulu).
Mustafa Kemal ilkini 2 Aralık 1930 tarihinde gerçekleştirdiği Galatasaray Lisesi ziyaretini izleyen günlerde bir fotoğrafını ''Galata Saraya'' diye yazarak da göndermişti...''
 Bu da takımızın sitesinden bir bölümde yer alan söz: 
''Bugünkü Galatasaray Lisesi'ne girer, ağaçların doğal bir koridor oluşturduğu yoldan ilerlerseniz karşınıza çıkacak olan Mektep binasının ana kapısına ulaşırsınız. İçeriye girin tüm Galatasaraylılar ve Galatasaraylı olmayanlar ve tarihin bir bölümüne tanık olun.

İçerdeki bu taş ve mermer salonda sizi "VATAN" ve "GALATASARAYLILIK" sevgisi karşılayacaktır. Kapının tam karşısındaki bölümde yalın olmasına karşın görkemli bir anıtta vatan uğruna şehit düşen Galatasaray Lisesi öğrencilerinin listesi yer almaktadır..''

Siz hala Fransız Takımı deyin olur mu? Çok yakışıyor. Ayrımcılık yapın olur mu? Çünkü siz Türk'sünüz. Türk takımının taraftarısınız. Çünkü birliğe değil, kavgaya,düşmanlığa gereksinimiz var. Çünkü spor bütünleştirici değil,ayrıştırıcı bir şeydir...
''Vatan haini'' dersiniz,o okulu küçümsersiniz ama şansınız olsa o okula koşa koşa gidersiniz.


 Türk futbolunun ilk şehidi araştırın kimmiş?
Ahmet Robenson'u araştırın bakalım,Galatasaray Lisesinde öğretmenlik yapmış. Ama ne yapmış bu vatan için.
Atatürk'e suikasttan asılmış Doktor Nazım Bey hangi takıma başkanlık etmiş? Fenerbahçe'ye... Diyelim mi her lafın başında size ''vatan haini'' diye? Diyelim, değil mi? Çünkü böyle şeyleri kendimize yakıştırırız biz...
Ha bir de iftira demişken yine yazıyla ilgisiz olacak ama...
Ümit Karan: ''Konuşursam 2006 şampiyonluğu el değiştirir.''
Bu sözü araştırmaya kalkınca hangi kaynaklarda çıkıyor bu söz? Forumlar,Twitter hesapları. Ne zaman demiş bunu bu adam?  Hangi gazate? Yok,yok yanıt yok. Neden yok, merak ettim bak.Twitter'da '' En çok konuşulanlar'' arasına soktunuz bir görselin üstüne yazarak. Bakın Ümit Karan ne diyor?


Yazım uzun oldu,inşallah okursunuz. En azında bize atılan iftiraların gerçekliklerini...

10 Ocak 2013 Perşembe

SESSİZ SİNEMA

Gs tv'yi internetten izliyorum. Çok bilgim yok kanaldaki programlarda,daha doğrusu saatiyle...
Sessiz Sinema vardı. İki bölüm yayınlandı. Yanılmıyorsam üçüncü bölüm yayınlanmadı. Oysa internnetten gördüğüm kadarıyla büyük ilgi görmüştü. Ben de çok sevmiştim. Bizim futbolcular komik. Elbette bunu diğer sporcularımızla da yapmalılar bence. Futbolcularla sınırlı kalmamalı.
Sonra ''Sarı mı Kırmızı mı?'' çok güzel. Bilgilendirici. Ama keşke yalnız Galatasaray tarihinden sorsalar.  Gece çıkıyor sanırım bu. O yüzden denk gelmiyorum.
Bir de benim aklıma bir şey geldi. Önceden internet sitemizde-çok önceler değil,bilirisiniz- idmanlardan bilgi verilirken başlık Florya Günlüğü olurdu. İşte idmanlar yayınlansın. Adı da Büyük Kedilerin Günlüğü olsun. :D
Neyse... Sessiz Sinema umarım yeni bölümleriyle karşımıza çıkar.
Bu arada Sabit Kanca Çılgınlığı Varan 1'i izlediniz mi? Bizim futbolcular var. Bayıldım. Yekta güzel yapıyor. Eboue ise aşırı komik. Geri alıp alıp onun kısmını izliyorum.

9 Ocak 2013 Çarşamba

SABRİ SARIOĞLU

Şu internetteki Sabri geyikleri sıkmadı mı? Size de gına gelmedi mi? Siz komik olduğunuzu mu sanıyorsunuz?Öyleyse yanılıyorsunuz. Öncelikle ben Galatasaraylı olsun Fenerbahçeli olsun hiçbir insan evladıyla-''insan evladı'' diyeyim de daha acıklı olsun-dalga geçilmesinden yana değilim. He şaka yaparsın. Bir olur,iki olur,üçüncüsünde karşındakinde senin yüzünün ortasına yapıştırma isteği oluşur.
Sabri öncelikle adamdır. Futbolculuğu ya da  Galatasaraylı oluşu ayrı. Sabri alçak gönüllüdür.
Yalan değil,büyük,çok büyük hatalar yaptığı oldu.'' Bu da yapılır mı?'' dediğimiz oldu. Ancak, Sabri mükemmel futbolcu olmasa da abartıldığı kadar da kötü değildir. Öncelikle, Sabri'nin iyi oynadığı dönemlerde bile laf sokma çabaları var. O geçen yıl gol attığında,hani oğlu Sarp ağlamıştı,yok Sabri gol attı,kıyamet kopacak,kıyamet alameti işte,... Bıdı bıdı bıdı... Hep aynı espri,geliştir kendini. Öncelikle sayın futbol alimleri Sabri'nin ilk golü mü sanki,ne bu laflar? Kötü niyetli olduğunuz öyle belli ediyorsunuz ki...
 Bir de bu durumda sürü psikolojisinin de payı var.  Aslında Sabri'yi içten içe seven, Sabri iyi bir şey yaptığında sevinen ama asla dışarıya belli etmeyen kesim de var. Eminim. Belli etmez. Neden mi? Çünkü günah. Büyük günahlardan üstelik. Allah korusun... Eğer Sabri gol attğında sen hala yaptığı hatalardan konuşuyorsan,dalga geçiyorsan ben senin hakkında öyle düşünürüm.
10 yaşındaki çocuklar dalga geçmiş. Sorsan Alex'i hala Fenerbahçe'de sanar,Hakan Şükür futbolu bırakmamıştır,Fatih Terim milli takımın başındadır,... Bir de Sabri'ye laf adan Galatasaraylılar!... Ah ah!... Bak, futbolunu beğenmezsin,takımda görmek istemezsin, ama rakip taraftarların  dalga geçtiği adam senin takımında. Ve senin gönül verdiğin takımın yalnızca futbolcusu değil taraftarı da... Hani eleştir,sert eleştir. Ama dalga geçme!... Sabri iyi adamdır,iyi Galatasaraylıdır.
Tribüne de oynamıyor bu adam,candandır,doğaldır.
Ayrıca Sabri'yle dalga geçilmesinin tek nedeni futbolda yaptığı yanlışlar değil. Sabri'nin tavırları. Sözüm Sabri'ye değil. Sabri yapay biri değil. Attığı her adımla dalga geçmek için pusuda bekleyenler çok. Bildiğin öyle. Ne yapmışsa Sabri size? E Sabri komik biri. Espri yapıyor,komiklik yapıyor. Amacı zaten komiklik. Ama sanki Sabri saflığına yapıyormuş gibi gösterilmeye çalıyor,sanki saflığına gülüyor. İticisin,çok iticisin.

8 Ocak 2013 Salı

TÜRKİYE KUPASI

Çok özür dilerim sayın seyirciler... ''Okuyucular'' mı demeliydim? : DHafta sonu Türkiye Kupasını kaldıran dişi aslanlarımızı kutlamayı unutmuşum.
Aslanlarımızı yürekten kutluyorum.
Fark attığımız maçta, az kalsın maçı kaçıyorduk. Ya neydi öyle? Bir rahat duramadık.
Neyse... Bakın: Türkiye Kupasını en çok alan takım biziz. Dört kez üst üste oldu bir de bu.
Aklına bir şey mi geldi? Ahaha benim de. ''Dört sene üst üste şampiyon olduk...''
Vallahi herkesin aklına gelir..
Bu arada Sylvia Fowles'in babası kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmiş. Fowles kupa maçında oynamadı ancak, onun öncesindeki maçta oynadı. Bu şampiyonluk da sana gelsin Fowles...

ALTYAPI

Merhaba sevgili aslanlar!...
Uzun bir aralıktan sonra yeniden buradayım.


Şu sıralar ne yazık ki zamanım az. Yine bir yazı daha doğrusu bir bilgi ekleyeyim.
Altyapımızdan yetişen aslanlardan bazıları hangi takımda onları yazacağım:

Uğur Uçar: Kardemir Karabükspor(Ah bu Uğur'un şanssızlığı,şimdi çok daha iyi bir yerde olabilirdi.İnşallah yeniden takımımızda başarılara koşar.)
İlker Cihan: Bayrampaşaspor
Mehmet Düz: Bayrampaşaspor
Özgürcan Özcan: Denizlispor (Özgürcan'dan da beklentim büyüktü.)
Ferhat Öztorun: Tranzonspor(Hakan Balta transferinde bonsevisiyle gitmişti. Üzülmüştüm.)
Soner Cihan: Bayrampaşaspor
Efecan Karaca: Kartalspor
Anıl Dilaver: Denizlipor
Erhan Şentürk: Çaykur Rizespor
Daha çok kişi var. Şimdilik zamanım az. Şunu söylemek istiyorum: Bizim altyapımız gerçekten iyi. Her taraftar kendi altyapısını iyi görür o ayrı. Bizim gerekçelerimiz var. Öncelikle şu anki takımımızda Semih,Emre gibi çok genç oyuncular dışında da altyapımızdan oyuncular var. Biz bunu önemsiyoruz. Üst üste üç yıl şampiyonluğumz var. Onun dışında A2 liginde grup liderliğini garantiledik. Daha sonra çok genç yaşta Şampiyonlar Ligi deneyimi yaşamış oyuncularımız var. Bu kişiler Semih ile Arda'dan ibaret değil.Yetişmesinde Abdullah Avcı'nın büyük emeği olan futbolcularımıza da ilgi çekmek isterim.
Yalnız altyapımızın da o 87li kuşak düzeyinde iyi olmadığını düşünüyorum şu sıralar. Bir de o maçları anımsıyorum,çok gollü maçlarımız da olurdu.
 Üstelik altyapı oyuncularımız yönetim de sahip çıkmalı.Bonservisiyle gönderilmemeli. Zamanından önce A takımda-özellikle de önemli maçlara- çıkarılarak ne gereksiz özgüven sahibi olmalılar,ne de başarısızlık durumunda hayal kırıklığı yaşamalılar.
Fatih Terim zaten bu konuyu önemser,biliriz. Bu arada Mertan Caner Öztürk'ü de artık A takımda görmeliyiz,diye düşünüyorum.